• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Salı 29 Tem 2014
Tanzimat Dönemi Yazdır

TANZİMAT DÖNEMİ (1839-1876)

           Tanzimatın ilanıyla birlikte iltizam usulü kaldırıldığından 20 Ocak 1840 tarihinde Mukataat Hazinesi Miri Hazine (Hazine-i Amire) ile birleştirilerek Hazain-i Amire oluşturuldu. Hazain-i Amire Defterdarı birleştirilen hazinelerin başına getirildi ve yeni usullerin (Tanzimatın) uygulanmadığı yerlerin mali işleriyle görevlendirildi. Defterdarlığa Musa Saffeti Efendi getirildi. Tanzimatın uygulandığı yerlerin mali işleri, gönderilecek muhassılların yazışmalarıyla ilenmek üzere hazine-i amire defterdarlığıyla aynı seviyede olmak üzere “Umur-ı Maliye Nezareti” yeniden kuruldu. Bu sırada başta Tanzimatın uygulandığı bölgelerin yeni kurulan muhasıllarca gönderilen vergi gelirleri olmak üzere diğer bazı gelirleri de tahsil eden yeni bir hazine ortaya çıktı.


         Ancak daha sonra Hazinelerin tamamının birleştirilmesiyle ve tek hazine sistemine dönüş gerçekleştirildi. 25 mayıs 1840’ta üç hazine (Hazine-i Amire, Maliye Hazinesi ve Hazine-i Redif) kaldırılarak tüm gelir ve giderlerinin Hazine-ş Celile-i Maliye’de birleştirilmesine karar verildi. Böylece Osmanlı Devleti’nde 1793’ten beri devam edegelen çok hazine dönemi kapanarak tek hazine-tek bütçe sistemi tekrar benimsenmiş oldu. Böylece mali teşkilat ve hazineler Umur-ı maliye Nezareti adıyla bir idarede birleştirildi. Maliye Nezareti de tekrar bağımsız ve maliyenin tek sorumlusu durumuna getirilmiş oldu.


              1858 yılında çıkarılan Eyaletler Nizamnamesi mevcut idari birimler arasına karyeleri de dahil etti. Bunun dışında mevcut eyaletler düzenini korumakla beraber valinin yetkilerini daha da artırdı. Bu arada mali işlerin idare ve sorumluluğu mülkiye memurluğuna bırakıldı. 1860 yılında yapılan değişiklik ile, defterdarlık ve malmüdürlükleri lağvedilerek her mahallin maliye işlerinin idaresi görevi ve sorumluluğu o yerin mülkiye memuruna verildi. Hesap işlerin yürütülmesi için yeteri kadar katip ve her eyalete bir muhasebeci tahin edildi. Böylece eyalet valileri ve bağımsız sancak mutasarrıfları emrine mali işler için birer muhasebeci, kaymakamların emrine de birer mal katibi veriliyordu. Bu teşkilat, 1864 tarihli ilk vilayet teşkilatına kadar devam etmiştir.


             1861 yılında Abdülmecid’in ölümü ve yerine II. Mahmut’un oğlu Abdülaziz’in padişah olduğu dönemde de mülki idarede Avrupalılaşma yolunda önemli değişiklikler meydana geldi. Bu dönemde görev yapan ıslahat  taraftarı iki tecrübeli sadrazam Ali ve Fuat Paşaların eyaletlerde ıslahat yapılarak vilayet usulünün ihdası da dahil olmak üzere gerçekleştirilen değişikliklerde büyük hizmetleri oldu. Bu çerçevede, İmparatorluğun Avrupa eyaletlerinde kaynaşan halkı ve onları destekleyen Avrupa devletlerini de tatmin edebilmek için Fuad Paşa2nın girişimi ve idaresinde bir Vilayet Nizamnamesi hazırlandı. Osmanlı devletini Fransız departman sistemine benzetilerek vilayet, liva (sancak), kaza, nahiye, köy gibi idari taksimata tabi tutan, valilerin faaliyetini önemli sınırlamalara tabi kılmak suretiyle merkezden yönetim sistemini kabul eden, mahalli seçilmiş meclislerle organların ihdasını sağlamak suretiyle mahalli işlerin görülmesinde istişari nitelikte olmasına rağmen halka az çok bir yer veren, keza seçim esasına dayanan bir idari mekanizmanın kurulmasında atılmış önemli bir adımı ifade eyleyen 7 Kasım 1864 tarihli bu nizamname ile eyaletler kaldırılarak yerine livanın temel birim olduğu vilayet taksimatı getirildi. Mithat Paşa’nın Valiliği sırasında Tuna Valiliği’nde başarılı sonuçlar alması üzerine vilayet usulünün merkeze bağlı diğer bazı vilayetlerde de uygulanmasına karar verildi. Bu değişikliklerle Osmanlı Devleti’nin sonuna kadar devam edecek olan İstanbul dışındaki vilayet idaresinin temeli atılmış oldu. 1864 yılında hazırlanıp 1871 yılında bütün imparatorluğu kapsamak üzere İdare-i Umumiye-i Vilayet Nizamnamesi ile esaslı değişikliğe tabi tutularak yeniden yürürlüğe konulan bu nizamname ile, Islahat Fermanı’ndaki ifadeye uygun bir surette merkezden yönetim sisteminden halkın da idareye iştirakini sağlayacak bir yerinden yönetim sistemine doğru gidişi sağlayacak tarzda gerek valilerin ve gerek seçilmiş meclislerin yetkilerinin artırılması yoluna gidildi.


            Vilayetin mülkiye, maliye ve zaptiye işlerinin nezareti hukuki hükümlerin yerine getirilmesi valilere yer verildi. Vilayetlerde muhasebecilikler kaldırılarak yerini tekrar defterdarlıklar aldı. Muhasebecilikler sancaklarda kaldı. Defterdarlar valinin emrinde olmakla beraber görevlerinden dolayı aynı zamanda Maliye Nezaretine karşı doğrudan sorumlu idiler.